1. Anasayfa
  2. Erzurum Tarihçesi
  3. Erzurum Çifte Minareli Medrese

Erzurum Çifte Minareli Medrese

Erzurum Çifte Minareli Medrese tarihi, mimarisi, efsaneleri ve ziyaret bilgileri. UNESCO listesindeki bu Selçuklu şaheserini keşfedin.

«
Erzurum Çifte Minareli Medrese

Erzurum denilince akla ilk gelen, şehrin silüetini süsleyen görkemli Erzurum Çifte Minareli Medrese‘dir. Yüzyıllardır ayakta duran bu anıtsal yapı, sadece bir medrese değil; Anadolu Selçuklu sanatının, taş işçiliğinin ve tarihinin adeta açık hava müzesidir. İhtişamlı taç kapısı ve gökyüzüne uzanan iki minaresiyle herkesi büyüleyen bu şaheser, aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi‘nde yer alarak evrensel değerini tescillemiştir. Bu kapsamlı gezi yazısında, Çifte Minareli Medrese‘nin sırlarla dolu tarihini, mimari detaylarını, halk arasındaki efsanelerini ve güncel ziyaret bilgilerini, akademik kaynaklar referans alarak keşfedeceğiz.


Tarihçe ve Kuruluş

Anadolu’nun kadim şehri Erzurum’un kalbinde yükselen Çifte Minareli Medrese, geçmişin izlerini bugüne taşıyan en önemli yapı taşlarından biridir. İsminin aksine bir cami değil, bir medrese, yani İslami ilimlerin öğretildiği bir yükseköğretim kurumudur. Tarihi serüveni, Anadolu’nun çalkantılı bir dönemine ışık tutar.

Kim Tarafından ve Ne Zaman Yaptırıldı? (Yapımı ve Banisi)

Çifte Minareli Medrese‘nin kitabesi günümüze ulaşmadığı için inşa tarihi ve banisi (yaptıran kişi) kesin olarak bilinmemektedir. Bu durum, yapı etrafında tarihi bir gizem perdesi oluşturmuştur. Ancak, sanat tarihçileri ve araştırmacıların büyük çoğunluğu, mimari üslup, süsleme özellikleri ve dönemsel veriler ışığında medresenin, 13. yüzyılın son çeyreğinde (yaklaşık 1285-1290 yılları arasında) inşa edildiği konusunda hemfikirdir. Geleneksel ve yaygın kabul gören görüş, medreseyi İlhanlı Veziri Sahip Şemseddin Muhammed Cüveyni veya onun kardeşi Ata Melik Cüveyni‘nin yaptırmış olabileceği yönündedir. Bir başka güçlü iddia ise, yapının Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat’ın kızı Hüdâvent Hatun tarafından yaptırıldığı ve bu nedenle “Hatuniye Medresesi” olarak da anıldığıdır.

İlhanlı Dönemi ve Anadolu Selçuklu Mirası

Medresenin inşa edildiği dönem, Anadolu Selçuklu Devleti’nin Moğol İlhanlıların hakimiyeti altına girdiği bir zamana denk gelir. Bu dönemde, siyasi otorite İlhanlılarda olsa da, kültürel ve sanatsal faaliyetler büyük ölçüde Selçuklu geleneğini devam ettirmiştir. Çifte Minareli Medrese, işte bu geçiş döneminin en görkemli abidesidir. Mimarisindeki büyük ölçek, anıtsal taç kapı ve detaylı taş işçiliği, Selçuklu mimari mirasının İlhanlılar döneminde de nasıl yaşatıldığını ve geliştirildiğini gösteren bir kültürel sentez eseridir. Bu nedenle, yapı hem İlhanlı döneminin hem de Anadolu Selçuklu mirasının ortak bir ürünü olarak kabul edilir.

Tarih Boyunca Geçirdiği İşlev Değişiklikleri

Erzurum Çifte Minareli Medrese, yüzyıllar içinde farklı amaçlarla kullanılarak çok yönlü bir tarihi kimlik kazanmıştır.

  • Medrese Dönemi: İnşa edildiği andan itibaren, İslami bilimlerin (tefsir, hadis, fıkıh) yanı sıra astronomi, tıp, matematik gibi akli ilimlerin de öğretildiği bir ilim yuvası olarak hizmet vermiştir.
  • Kışla ve Depo: Özellikle 19. yüzyılda, Osmanlı-Rus savaşları sırasında, stratejik konumu nedeniyle askeri amaçlarla kullanılmış, kışla ve cephane deposu olarak işlev görmüştür.
  • Müze Dönemi: Cumhuriyet döneminde, 1942-1967 yılları arasında Erzurum Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmıştır. 1967 yılında yeni müze binasına taşınan koleksiyonların ardından, bina 1994 yılına kadar atıl durumda kalmıştır.
  • Etnoğrafya Müzesi: 1994 yılında başlayan kapsamlı bir restorasyonun ardından, 2001 yılında Türk İslam Eserleri ve Etnoğrafya Müzesi olarak yeniden ziyarete açılmıştır. Günümüzde de bu işlevini sürdürmektedir.

Mimari Özellikleri ve Sembolizm

Çifte Minareli Medrese, sadece boyutuyla değil, estetik detayları ve derin sembolizmiyle de Anadolu’nun en özel yapılarından biridir. Mimari, burada taşa işlenmiş bir felsefe ve güç gösterisine dönüşmüştür.

İhtişamlı Taç Kapı (Portal): Anlamı ve Süslemeleri

Yapının en çarpıcı bölümü, hiç şüphesiz yaklaşık 12 metre yüksekliği ve 6 metre genişliği ile görenleri hayrete düşüren taç kapısıdır. Bu kapı, sadece bir giriş değil, Selçuklu sanatının ve sembolik anlatımının en yüksek ifadesidir. Mukarnas (stalaktit) denilen, yıldız ve geometrik şekillerin üç boyutlu bir şekilde iç içe geçmesiyle oluşan bir teknikle bezenmiş olan taç kapı, cennetin kapısını temsil eder. Kapının her iki yanında, yerden yükselen silindirik gövdeli ve şerefeli iki minare bulunur. Taç kapının üzerindeki kitabe nişi boştur, bu da baninin kimliğine dair gizemi pekiştirir.

Çift Minarenin Sırrı ve Yüksekliği

Medresenin adını veren ve Erzurum’un simgesi haline gelen iki minare, taç kapıyla bütünleşik olarak inşa edilmiştir. Minarelerin her biri, kesme taştan örülmüş olup 26 metre yüksekliğe sahiptir. Selçuklu döneminde çift minareli taç kapı, genellikle sultanlık alameti olarak kabul edilirdi ve büyük ölçekli, önemli yapılara yakıştırılırdı. Buradaki çift minare, yapının bir medrese olmasına rağmen ne denli önemli ve itibarlı bir kurum olduğunun, aynı zamanda banisinin gücünün ve ihtişamının bir göstergesidir.

Medrese Planı: Açık Avlulu Medrese Modeli

Erzurum Çifte Minareli Medrese, klasik açık avlulu (eyvanlı) medrese planına sahiptir. Dikdörtgen planlı yapı, dört tarafı revaklarla (kemerli sundurma) çevrili geniş bir avlunun etrafına yerleştirilmiş odalardan oluşur. Avlunun güney tarafında, ana eyvan (taç kapının tam karşısında) ve onun iki yanında kubbeli iki büyük derslik (mescit ve muhtemelen dersane) bulunur. Bu ana eyvan, en önemli hocanın ders verdiği bölümdür. Kuzey-güney doğrultusunda uzanan yapıda, toplamda öğrenci hücreleri, derslikler ve servis mekanları bulunmaktadır. Yapının orijinalinde 37 odası olduğu düşünülmektedir.

Kabartma Süslemeler: Hayat Ağacı, Çift Başlı Kartal ve Geometrik Desenler

Taç kapı ve minare kaidelerinde bulunan taş kabartmalar, medresenin en dikkat çeken sanatsal öğeleridir. Bu süslemeler derin bir sembolizm içerir:

  • Hayat Ağacı: Taç kapının her iki yanında, bir vazodan çıkan ve dallanıp budaklanan stilize ağaç motifidir. Ölümsüzlüğü, bilgiyi, cenneti ve yeniden doğuşu simgeler.
  • Çift Başlı Kartal: Minare kaidelerinde karşımıza çıkan bu güçlü motif, Türk mitolojisinde ve birçok kültürde hakimiyet, güç ve koruyuculuk anlamı taşır. Selçuklularda özellikle sultanlık sembolü olarak kullanılmıştır. Buradaki varlığı, yapının resmi ve yüksek statülü karakterini vurgular.
  • Geometrik Desenler: Mukarnas nişler, örgü motifleri, yıldızlar ve sonsuzluk şeritleri (rumi) ile bezenmiş olan yapı, İslam sanatının soyut ve derin geometrik dilini yansıtır. Bu desenler, düzen, sonsuzluk ve ilahi nizamın yansıması olarak yorumlanır.

Sanat Tarihi ve Kültürel Önemi

Çifte Minareli Medrese, bulunduğu coğrafyanın tarihi dokusuna damga vurmuş, sanat tarihi açısından çok katmanlı bir değere sahiptir.

Anadolu’daki En Büyük Medreselerden Biri

Boyutları ve anıtsal karakteri ile Çifte Minareli Medrese, Anadolu coğrafyasında inşa edilmiş en büyük ve en görkemli medreseler arasında ilk sıralarda yer alır. Kapalı alanı ve avlusuyla birlikte devasa bir yapılar topluluğu oluşturur. Bu büyüklük, inşa edildiği dönemde bölgedeki ilme verilen önemin ve buraya ayrılan kaynağın büyüklüğünün somut bir göstergesidir.

Taş İşçiliğinin Usta Bir Örneği

Medrese, 13. yüzyıl Anadolu taş işçiliğinin ulaştığı zirveyi temsil eder. Özellikle taç kapıdaki mukarnas işçiliği, kabartmaların inceliği ve kesme taşların mükemmel bir şekilde birleştirilmesi, dönemin ustalarının (mimar ve nakkaşların) ne denli ileri bir teknik ve estetik anlayışa sahip olduğunu kanıtlar. Yapı, adeta “taşa nakşedilmiş şiir” olarak nitelendirilebilir.

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki Yeri

Erzurum Çifte Minareli Medrese‘nin evrensel değeri, 2014 yılında resmen tanınmıştır. “Anadolu Selçuklu Medreseleri” başlığı altında, Konya İnce Minareli Medrese, Sivas Gök Medrese ve Erzurum Yakutiye Medresesi ile birlikte UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi‘ne alınmıştır. Bu liste, yapının “olağanüstü evrensel değere” sahip olduğunun ilk adımıdır ve kalıcı listeye girebilmesi için koruma ve tanıtım çalışmalarına uluslararası bir boyut kazandırmaktadır.


Günümüzde Çifte Minareli Medrese

Bugün, Çifte Minareli Medrese sadece tarihi bir anıt değil, aynı zamanda canlı bir kültür merkezi ve şehrin en popüler ziyaret noktasıdır.

Konumu ve Ziyaret Bilgileri (Açık Olduğu Saatler, Giriş Ücreti)

Medrese, Erzurum’un merkezinde, Cumhuriyet Caddesi üzerinde, Erzurum Kalesi ve Üç Kümbetler‘in hemen yanı başındadır. Ulaşımı oldukça kolaydır.

  • Adres: Cumhuriyet Caddesi, Yakutiye, Erzurum.
  • Ziyaret Saatleri (2025): Çifte Minareli Medrese, genellikle yaz döneminde (15 Nisan – 2 Ekim) 08:00 – 19:00, kış döneminde (3 Ekim – 14 Nisan) 08:00 – 17:00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Müze kart geçerlidir.
  • Giriş Ücreti (2025): Müze Kart sahipleri ücretsiz girebilir. Müze Kart’ı olmayan yerli ve yabancı ziyaretçiler için Çifte Minareli Medrese giriş ücreti belli bir ücrettir (Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yıllık olarak güncellenir, ziyaret öncesi resmi site kontrol edilmelidir). Dini bayramların birinci günü ve her pazartesi kapalıdır.

İçinde Yer Alan Etnoğrafya Müzesi

Medresenin avlu ve odaları, Erzurum ve yöresine ait etnografik eserlerin sergilendiği bir müzeye ev sahipliği yapmaktadır. Bu koleksiyonda; geleneksel Erzurum ev eşyaları, el dokumaları (özellikle Oltu Taşı tespih ve takılar), silahlar, giysiler, halı ve kilimler sergilenmektedir. Böylece ziyaretçiler, hem mimariyi hem de bölgenin kültürel mirasını aynı anda deneyimleme fırsatı bulur.

Restorasyon Çalışmaları ve Koruma

Yüzyılların yıpratıcı etkisi ve farklı dönemlerdeki amaç dışı kullanımlar, medresede bazı hasarlara yol açmıştır. En dikkat çekeni, minarelerin özgün külahlarının (külah veya petek bölümü) günümüze ulaşmamış olmasıdır. Cumhuriyet döneminden itibaren yapı, çeşitli restorasyonlardan geçmiştir. En kapsamlı restorasyon 1994-2001 yılları arasında gerçekleştirilmiş ve yapı müze olarak işlevlendirilmiştir. Sürekli gözetim ve periyodik bakım çalışmaları ile bu eşsiz mirasın gelecek nesillere aktarılması hedeflenmektedir.


Efsaneler ve Halk Arasındaki Yeri

Tarihi yapıların gizemi, halkın hayal gücünde renkli efsanelere dönüşür. Çifte Minareli Medrese de Erzurum halk kültüründe önemli bir yer tutan rivayetlerle bezelidir.

“Kızımı Öpeyim Deyip Kucağına Almak” Efsanesi

Medresenin taç kapısındaki kabartmalardan biri, bir insan yüzüne (aslan veya stilize hayvan başı olarak da yorumlanır) benzer. Halk arasında yaygın olan Çifte Minareli Medrese efsanesine göre, bu kabartma, medresenin ustabaşısının kızının yüzüdür. Ustabaşı, kızına olan sevgisini ölümsüzleştirmek için onun suretini buraya işletmiştir. Efsaneye göre, bu kabartmayı görenler, “Kızımı öpeyim deyip kucağıma alayım” derse, kızın ruhunun o kişiye görüneceğine inanılır. Bu, yapıya duyulan sevgi ve sahiplenmenin naif bir yansımasıdır.

Minarelerin Neden Eksik Olduğuna Dair Rivayetler

Minarelerin üst kısımlarının (külah veya petek) neden tamamlanmadığı veya yıkıldığı konusunda çeşitli rivayetler vardır. En yaygını, medreseyi yaptıran kişi (Hatun veya Vezir) ile medresenin mimarı arasında bir aşk üçgeni yaşandığı ve bunun sonucunda yapının tamamlanmadığı yönündedir. Bir diğer rivayet, inşaat sırasında baninin ölmesi veya siyasi iktidarın el değiştirmesi nedeniyle işlerin yarım kaldığıdır. Ancak, gerçekte bunun bir deprem, savaş veya zamanla oluşan tahribat sonucu olma ihtimali daha yüksektir.


SSS (Sıkça Sorulan Sorular)

1. Çifte Minareli Medrese bir cami midir?
Hayır, Çifte Minareli Medrese bir cami değil, medresedir. Yani İslami bilimlerin ve diğer ilimlerin öğretildiği bir yükseköğretim kurumudur. İçinde küçük bir mescit bulunmasına rağmen ana işlevi eğitimdir.

2. Çifte Minareli Medrese’ye giriş ücretli midir? Müze Kart geçerli mi?
Evet, Çifte Minareli Medrese girişi ücretlidir. Ancak Müze Kart ve Müze Kart+ geçerlidir. Müze Kart’ı olmayan ziyaretçiler gişeden bilet alabilir. Ücretler Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belirlenir.

3. Medresenin minarelerinin üstü neden yok?
Minarelerin orijinal külahlarının (üst kısımlarının) günümüze ulaşmamasının kesin nedeni bilinmemektedir. Deprem, savaş veya bakımsızlık gibi nedenlerle yıkılmış olabileceği düşünülmektedir. Halk arasında ise tamamlanamadığına dair efsaneler yaygındır.

4. Erzurum Çifte Minareli Medrese UNESCO Dünya Mirası mı?
Çifte Minareli Medrese, 2014 yılından itibaren “Anadolu Selçuklu Medreseleri” başlığı altında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi‘nde yer almaktadır. Kalıcı listeye girebilmesi için süreç devam etmektedir.

5. Medresenin içinde başka neler görülebilir?
Medresenin içi, Erzurum Etnoğrafya Müzesi olarak düzenlenmiştir. Burada bölgeye ait geleneksel giysiler, el sanatları (Oltu taşı işlemeciliği), silahlar, halı-kilimler ve günlük kullanım eşyaları sergilenmektedir. Mimariyi gezerken aynı anda kültürel bir yolculuk yapabilirsiniz.


Kaynakça:

  • Kültür ve Turizm Bakanlığı – Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Resmi Kayıtları.
  • UNESCO World Heritage Centre – Tentative Lists: “Anatolian Seljuks Madrasahs”.
  • Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Tanıtım Materyalleri.
  • Aslanapa, O. (1991). Anadolu’da İlk Türk Mimarisi: Başlangıcı ve Gelişmesi. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayını.
  • Türk Tarih Kurumu Arşivi – Anadolu Selçuklu Dönemi Yapıları Üzerine Makaleler.
  • Erzurum Müze Müdürlüğü Bilgi Panoları ve Katalogları.
Bir Cevap Yaz

Erzurum Haber Editörü Hakkında

Erzurum Haber Editörü

Bir dadaş gibi...

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *